Kaffed ve Seçime Dair

Jankat Yelbaşı

Yirmi beş seneyi aşkın dernekçilik geçmişi olan, son birkaç sene Kaffed delegeliği dışında resmî bir görevi olmasa da yaşadığı şehirde dernekle irtibatını hiç koparmadan süreçlere elinden geldiği kadar aktif katılmaya çalışan bir diaspora bireyiyim. Bu zaman zarfında pek çok kritik sürece şahitlik etme fırsatını da yakaladım. Doksanlı yıllarda yaşanan Abhaz bağımsızlık savaşı, birinci ve ikinci Çeçenistan savaşları, 90’lardan 2000’li yıllara geçerken evrimini tamamlamaya başlayan “Göç”, “Zorunlu Göç”, “Sürgün”, “Soykırım ve Sürgün” söylemi, 2000’lerde Kafkasya Forumu’nun başını çektiği informel gruplar tarafından ortaya konan siyasi/politik Çerkes kimliği mücadelesi, gönüllü katılımın 450. yılı saçmalığı, May21 organizasyonu, NoSochi kampanyaları, anayasa süreci, Medet Önlü için verilen adalet mücadelesi ilk aklıma gelenler. 1960’larda yeniden başlayan dernekleşme ve örgütlü mücadele çabasının yarısına olmasa da yarıya yakınına bir şekilde şahitlik etmiş sayılabilir galiba bizim jenerasyon. Ömrümüz vefa ederse bir gün yarıyı geçmek de mümkün olabilir belki.

Tüm bu süreçlerin ilk yıllarını bağımsız bir dernekte geçirdim. Dernekler yasasında yapılan değişiklikler sonucunda Türkiye diasporası yeniden yapılanmaya girerken de iyi kötü süreçlere şahitlik etme, izleme şansımız olmuştu Eskişehir’de. O güne kadar herhangi bir yapıya katılmayan Eskişehir Derneği de yeni kurulacak federasyona katılma kararı vermişti, elinden geldiği kadar süreçlere katkı sağlamaya çalışıyor ve toplantılara ev sahipliği yapıyordu. Bölgesel federasyon mu olmalı, bölgelerde federasyonlar kurulup tüm diasporayı kapsayan bir konfederasyonda mı birleşilmeli, derken Kaffed kuruldu. Akabinde de Kafder kendini lağvederek bağımsız dernekleriyle Kaffed’e katıldı. Tabii bizim burada birkaç satırla üstünkörü anlattığımız süreç,8 Aralık 2001 tarihinde Eskişehir’de başlayıp 3 Temmuz 2003’te resmen, 21 Aralık 2003’te de fiilen Ankara’da nihayete erdi. Daha detaylı bilgi edinmek isteyenler, süreci Kaffed’in web sitesinden öğrenebilirler.


Peki, neydi bu federasyon? Farklı ne yapılacaktı? Federasyonu önceki yapıdan ayıran özellikler nelerdi? Bunlar, o günlerde derneklerde ya da en azından bizim vaktimizi geçirdiğimiz Eskişehir derneğinde konuşulan, anlatılan, tartışılan konulardı. Bir kere binamız bize ait kalacaktı. Eski sistemde, Kafder’e katılsaydık mülkiyeti bize ait olan binayı Kafder’e devretmek zorundaydık ama yeni yasada dernek gayrimenkullerinin federasyona devredilmesi gerekmiyordu. Bu yapı öncesine göre çok daha demokratik bir yapıydı. Merkez–şube ilişkisine dayalı hiyerarşik bir yapılanma, yerini üye derneklerin bir araya gelerek oluşturduğu bir federasyona bırakıyordu. Yani bu yapı, dikey değil yatay örgütlenme modeline daha yakındı. Bu da daha demokratik, çoğulcu, katılımcı bir model demekti. Dahası bu kurulacak olan federasyon üye derneklerin her sıkıntısında hızır gibi yetişecek, İçişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı gibi bakanlıkların yanı sıra Avrupa Birliği’nden alacağı fonlarla derneklerede kaynak yaratacak, kronik ekonomik problemlerine bile çözüm olacaktı. “Bilgisayarın mı yok, Kaffed halledecek, ekip mi lazım ara Kaffed’i!” Artık bize anlatanlar mı yanlış biliyordu yoksa biz mi yanlış anlamıştık anlatılanları, orası bir muamma ama kesin olan bir şey vardı ki oda durumun pek öyle olmadığıydı.


Geçmişten gelen alışkanlıkları üzerinden atamayan Kaffed, ismi değişmiş Kafder gibi işliyor, başkanlar kurulu toplantıları istişare ya da danışma toplantısından ziyade tebliğ toplantısı oluyordu. Gençlik yapılanmalarında bile, yapılmamış toplantıların yapılmış, konuşulmamış konuların konuşulup karara bağlanmış gibi gösterildiği toplantı tutanaklarının bulunduğu dosyalar tesadüfen önümüze düşüyordu. Elbette kurum yeniydi, elbette bazı sorunlar, sıkıntılar vardı, elbette imkânsızlıklar içerisinde yoluna devam etmeye çalışıyordu. Fakat bu sayılanların hiçbiri şeffaf, ilkeli, demokratik bir yapı olmaya engel değildi. O günlerden bugünlere kadar geçen zaman içerisinde düzelen, rayına oturan pek çok şey oldu şüphesiz. Fakat bazı konularda hiçbir düzelme olmadığı gibi sorunlar kronikleşti. Kaffed uzun yıllardır belirli bir çevre tarafından, belirli bir metotla yönetiliyormuş hissi veren bir yapı hâlini aldı.


On altı yıllık Kaffed sürecinde sadece iki genel kurulda çift listeyle seçime girildi. Kalan genel kurullarda seçime hep tek liste girdi ve çoğunda, genel başkan adayı dışında, yönetim kurulunu oluşturacak isimler delegeler tarafından kongre günü öğrenildi. İki liste girilen seçimlerin ilki ile ilgili yaşananları çok bilmiyorum ama dönemine göre gayet cesurca atılmış, demokratik bir adım olduğunu düşünüyorum. İkincisinde ise sürece daha yakından tanıklık etmiş, kaybeden yönetim kurulunun adaylarından biri olarak seçim öncesi sürecin çok da demokratik olduğunu, kuruma yakışır bir şekilde geçirildiğini söyleyemeyeceğim. Burada o dönemde yaşananları yazmak ve ötekileştirilen listenin bir ferdi olarak teşkilatın içerisindeki bazı isimlerin kara propagandasını anlatmak gibi bir yola girmeyi düşünmüyorum.


Bu yılın kasım ayı sonunda Kaffed’i yeniden bir kongre süreci bekliyor ve bu yazının kaleme alındığı gün itibariyle, iki liste seçime girecek gibi görünüyor. İlerleyen günlerde üçüncü bir liste ortaya çıkar mı, bilemiyoruz. Adaylardan biri pek alışık olmadığımız biçimde Kaffed başkanının daha öncede eleştirdiğimiz nedenlerle istifası sonucu göreve gelen, mevcuttaki başkan Sayın Yıldız Şekerci. Diğeri ise aslında uzun zamandır Kaffed’in içinde olduğu bilinen,naçizane benimde içinde bulunduğum muhalif grubun adayı Sayın Mutlu Akkaya. Öncelikle bu güne kadarki tavrı, tutumu ve nezaketi için Yıldız Hanım’a teşekkür etmek gerekiyor zira bir önceki seçimde “Teşkilatın Adayı” olmayan aday için yaşanan süreç Yıldız Hanım’ın tavrını daha da önemli kılıyor. Her iki adaya da başarılar diliyor ve toplumumuz için kim daha faydalı olacaksa seçimi onun kazanmasını umuyorum.


Yazımın başında da bahsettiğim gibi, yaşıma göre uzun yıllardır örgütlü mücadelenin içerisinde bulunmuş, Kaffed delegesi değilken bile genel kurullara katılmış, ilk kez delege olduğum 2012 yılından bu günede tüm genel kurullara katılma fırsatı yakalamış bir diaspora bireyiyim. Geçmişte katıldığım genel kurullarla son iki üç olağan ya da olağanüstü genel kurulu karşılaştırdığımda üzülerek katılımda ciddi bir azalma olduğunu, özellikle gençlerin ilgisinin geçmişe göre oldukça düştüğünü gözlemleyebiliyorum. Bunun sebep ve sonuçlarıyla ilgili çalışmaları muhtemelen her iki aday listeside yapacak ve gerekli adımları atmayı programlarına alacaktır… Burada Mızağe derginin yayın kurulu üyesi olarak görevi kötüye kullanıp içerisinde bulunduğun Kaffed Değişim Hareketi’nin propagandasını yapmayı düşünmüyorum fakat göreve talip olduğumuzu açıkladığımız andan beri karşılaştığımız –bir kısmının kasıtlı olduğunu düşündüğüm–birkaç konuya da değinmeden geçemeyeceğim.

Öncelikli olarak,“Neden aday oldunuz? Neyi değiştireceksiniz?” sorularına adaylığımızı açıkladığımız zaman yayımladığımız bir bildiriyle hasbelkader zaten cevap vermeye çalıştık. Süreç içerisinde de açıklayacağımız programlarla bilgilendirmeye devam edeceğiz. Her şey bir tarafa, sadece böyle bir demokratik hakkımızın olması ve bunu kullanmak istememiz bile yeterli bir sebep. Bunun yanı sıra “Bugüne kadar Kaffed’i yıkmaya çalışanlar,” “Anavatanla ilişkileri koparacaklar,” “Elde edilen kazanımları, bugüne kadar yapılanları bozmaya geliyorlar,” “Siyasi ilişkileri bozacaklar,” “Kavgacı ve agresif bir tutum takınacaklar,” gibi mesnetsiz iddialarda bulunanlara ve “Yeni bir şey söylemiyorlar,” “X konu hakkında benim canımın istediği gibi konuşmuyorlar,” “Çerkes’i bizim ideolojik takıntılarımıza göre kullanmıyorlar,” “ X konu hakkında benim düşündüğüm, inandığım, beklediğim gibi yazmamışlar,” gibi artık saplantı hâline getirdikleri ideolojik takıntılarına karşılık bulamayanlara bir çift söz söylemek istiyorum.

El insaf kardeşim, biraz vicdanlı olun, şu paylaşılan adayların özgeçmişlerini zahmet edip de bir okuyun. Yönetim kurulunda doğrudan görev almayacak olan destekçileriyle birlikte 30-35 kişi olarak ortaya çıkan ve ortaya çıktığı günden beri sosyal medyada özellikle gençlerin desteğini alan bu hareketin içerisinde yazıyla altı, rakamla 6 tane,Kaffed’e üye derneklerde başkanlık yapmış isim var. Yerelde kendi bulundukları illerin derneklerinde gençleşme hareketini başlatmış ve başarmış, genç yaşlarında yönetim kurullarında görev almış isimler var. Büyük çoğunluğu çocuk denecek yaşından beri kurumlarımızın içinde bulunmuş, görev ve sorumluluk almış tabiri caizse derneklerde yetişmiş, görev sürelerinde formel yada informel gruplarla ortak paydada buluştuğu konularda işbirliği yapmış, kurum ve dernek tecrübesi olan insanlar. Kaffed Değişim Hareketi, dernek ve kurum tecrübesi olan insanlarla, kendini yetiştirmiş, alanında uzmanlaşmış, diasporaya sosyal, siyasal, kültürel katkı sağlamış, akademik çalışmaları olan, bazısı anadili dışında birkaç yabancı dil bilen, STK ve proje tecrübesi olan, alanlarında başarılı insanların bir araya gelerek oluşturduğu ve Kaffed’i en az sizin kadar önemseyen bir oluşum. Birilerinin kasıtlı olarak oluşturmaya çalıştığı algının tam tersine, yıkmayı değil, daha iyiye ulaşmayı düşünen ve Kaffed’in sadece Türkiye diasporası için değil, Ürdün diasporası için, Suriye diasporası için, Amerika diasporası için, Avrupa diasporası için ve anavatan içinde önemli olduğunu düşünen insanların bir araya gelerek oluşturduğu bir hareket. Kaffed’i önemseyen, güçlü bir Dünya diasporası oluşması için ona önderlik edebilecek güçlü bir Kaffed olması gerektiğini düşünen, Hak Temelli, Saygın ve Öncü bir Kaffed’i hedeflediği için yola çıkan bir hareket. Eleştiriye, öneriye, ortak akılla hareket etmeye açık, şeffaflıktan ve demokratik yönetim anlayışından yana tavır alan bir hareket. KDH, Kaffed için iyiye, güzele, çağın gerekliliklerine uygun bir sivil toplum örgütü modeline doğru değişim için ortaya çıkmış bir hareket ve bu seçimi kaybetmiş olsa da yüklendiği muhalefet misyonuyla bunun için mücadele etmeye devam edecek olan bir hareket. Çünkü kendi ideolojik bagajlarının rehberliğinde, sözde Kaffed’e önem verip, koruduğunu zannedenlerden daha çok önem veriyor Kaffed’e.