ABDULMUMIN GADZHIYEV’İN HAKSIZ TUTSAKLIĞI

Geçtiğimiz aylarda Kabardey Balkar Cumhuriyeti’den Martin Koçesoko’nun arabasında uyuşturucu bulunduğu senaryosu üzerinden mahkemece tutukluluğuna karar verilmiş, haksız yargılama süreci hem Kafkasya’da hem diasporada tepkilere sebep olmuştu. Martin’in tutuklanmasındaki gerçek sebebin Xabze örgütünde yürüttüğü faaliyetler ve Çerkeslerin toplumsal meseleleriyle ilgili dikkat çeken söylem ve eylemleri olduğunu herkes biliyordu ancak yine de güvenlik güçleri ve yargı işbirliğiyle bu tiyatro oynandı.

Martin’in serbest bırakılmasından bir süre sonra, benzer bir oyununşu sıralar Dağıstan mahkemelerinde oynandığına şahit oluyoruz. Bu sefer iftiranın mağduru Dağıstan’ın çok okunan haftalık Chernovik gazetesi editörü Abdulmumin Gadzhiev.

Gadzhiev, Chernovik’in ilk tutuklu gazetecisi değil, o yüzden önce bu gazetenin tarihçesinden kısaca bahsetmekte fayda var.

Gadzhi Murat Kamalov

Chernovik gazetesi Dağıstan’da ve Kafkasya’da toplumsal gelişmelerle ilgili, yolsuzluk, güvenlik güçlerince uygulanan şiddet, yoksulluk, işsizlik, siyasi tarih ve Kafkasya genelinde yaşanan önemli olaylarla ilgili kişisel bloglara ve buna benzer dikkat çekebilecek yayınlara yer veren, muhalif çizgiye yakın bir yayın anlayışına sahip.2003 yılında Gadzhi Murat Kamalov tarafından kurulan gazete uzun süre Kamalov editörlüğünde hayatına devam etti. Bu süreçte ülke genelinde gazetenin ciddi bir okuyucu kitlesi oluştu. Elbette bu süreçte bir o kadarda gazeteden ve ilgilendiği konulardan memnun olmayanlar vardı. Kamalov, 15 Aralık 2011’de Chernovik ofisinde suikasta uğradı. CPJ (Committeeto Protect Journalists-Gazetecileri Koruma Komitesi), bu cinayeti“Basın özgürlüğüne ölümcül bir darbe” ve “Kuzey Kafkasya’da özgür basın için büyük bir kayıp, Rusya gazeteciler için dünyanın en tehlikeli yeri”ifadeleriyle tarif etmişti. Associated Press Çeçenya görevlisi Yulia Latynina, “Nasıl ki Anna Politkovskaya’nın ölümü artık Çeçenya’dan bilgi alamayacağımız anlamına geliyorsa Kamalov’un ölümü de Dağıstan’da neler olduğunu anlamamızı durduran büyük bir kayıp anlamına geliyor,”demişti.

Nadira İsayeva

Kamalov’dan sonra gazetenin editörü olan Nadira İsyeva da bu gazetede çalışmanın bedelini ödeyenlerden oldu.2008–2011 yılları arasında federal güvenlik güçlerinin gerillaları etkisiz hâle getirme faaliyetlerini eleştirmesi nedeniyle“kolluk kuvvetlerine karşı nefrete sebep olma” gerekçesiyle suçlanmıştı.Bir süre sonra bu suçlamadan beraat etti. Onunla birlikte gazetede çalışan birçok isim ve avukatları da aynı suçlamaya maruz kaldılar. Reporters Without Borders ve CPJ gibi örgütler bu tutuklamaları protesto etti. Bu arada Isyeva 2010 yılında uluslararası basın özgürlüğü ödülüne layık görüldü fakat üzerindeki baskılar nedeniyle 2011 yılında Dağıstan’dan ayrılmak zorunda kaldı.

İsyeva’dan sonra gazetenin editörü olan Abdulmumin Gadzhiev16 Haziran 2019’dan beri tutuklu. Başlangıçta IŞİD’e sosyal medyadan yardım toplamakla suçlandı fakat bununla ilgili delil bulamayan savcılık iddiasını değiştirdi. Şimdilerde, 2013 yılında Abu Umar Sistlinsky ile yaptığı röportaj gerekçe gösterilerek terörü finanse etmek ve terörist organizasyonda yer almak suçundan yargılanıyor. 10 Eylül 2019’da Dağıstan’da görülen duruşmada mahkeme, suçlama konusu ile ilgili daha fazla araştırma yapılması için tutukluluğun devamına karar verdi.

Diasporada bu konu yeterince duyulmamış olsa da Kafkasya’da ve Rusya’da, uluslararası insanhakları örgütleri ve gazeteci örgütlerinde Gadziyev’in tutuklanması tepkilere neden oldu. Rusya’da NovoyeDelo, Svobodnaya Respublika ve Dağıstan’da Chernovik gazeteleri 21 Haziran’da “I AM / WE ARE ABDULMUMIN GADZHIYEV” sloganı ile manşet attı. Diğer yandan Reporters Without Borders aylardır Abdulmumin Gadzhiev’in serbest bırakılması için çağrı yapıyor. Memorial öncülüğünde insan hakları savunucuları ve hukukçular, Gadzhiev’in serbest bırakılması ve gazetecilerin üzerindeki baskının kalkması konularına kamuoyunun dikkatini çekmek için 28 Ağustos’ta basın açıklamasında bulundular.

Abdulmumin Gadzhiev

Abdulmumin Gadzhiev,mahkemedeki savunmasının bir kesitinde, “…Savcılık makamının yaptığı suçlamanın hiçbir ciddiyeti yoktur, kesinlikle makul delillere dayanmayan suçlamanın temeli, ciddiyetsiz bir tanık ifadesine dayanmaktadır. Terör örgütlerini finanse etmekle suçlanıyorum, bu terör örgütü hakkında çok fazla yayın yazdım, çok sayıda kamuya açık cevaplar verdim, bu konuda ne hissettiğim, pozisyonum son derece biliniyor ve insanlar da bunu biliyor. Bu nedenle bu suçlamaya sadece gülüyorlar,” demişti. Gerçekten de bölgeyi tanıyan insanlar için, muhalif gazeteci ya da aktivistlere yönelik baskının kolluk ve yargı işbirliğiyle gerçekleştirildiğini anlamak artık hiç zor değil. Rusya’nın muhalif tüm gazetecileri tutukladığını, işkence ettiğini, faili meçhul cinayetlerle silmeye çalıştığını artık herkes biliyor. Rusya Federasyonu’nun unutulan coğrafyalarında insanlar kaçırılıyor, işkence görüyor, çeşitli iftiralarla yargılanıyor; bu insanların haklarını savunan ve medya aracılığıyla tüm dünyaya değil, sadece kendi ülkesindeki insanlara duyurmaya çalışanlar dahi baskıyla ve yıldırma politikalarıyla karşı karşıya kalıyor. Üstelik yargı da bunun için araçsallaştırılmış durumda. Abdulmumin Gadzhiev”de bu organize suç örgütünün son kurbanlarından biri. Aklı olan ve toplumu için çalışan masum insanları, devlet aygıtı hapishanelerde pasifleştirirken, bizim yapacağımız birbirimizin bayrağını taşımak olacak. Martin Koçesoko için Adige bayrağını taşıdık, Abdulmumin Gadzhiev için de Dağıstan bayrağını taşıyacağız. Halklar birbirlerinin bayrağını taşıyarak birbirlerine sahip çıkacak, zira elimizdeki tek güç bu.