Çerkes Soykırımı, Walter Richmond, Koyu Siyah Yayınları, Çeviren: Erdoğan Boz

Caner Yelbaşı

2013 yılında İngilizcesi yayınlanan kitabın Türkçe çevirisi, Koyu Siyah Yayınları tarafından, Erdoğan Boz’un yaptığı çeviri ile yayınlandı. Rusya’nın Kuzey Kafkasya’yı kolonizasyonu ve Çerkesler’den ”arındırmasıyla” sonuçlanan Rus-Kafkas savaşlarının son döneminden başlayarak, günümüzde Kafkasya’da yaşanan ihlallere kadar uzanan, yaklaşık iki yüz yıllık bir dönemi kapsayan kitap, literatüre önemli bir katkı sunuyor.

Kitap, özellikle son yıllarda sıcak bir tartışma haline gelen, 21 Mayıs 1864 tarihiyle sembolik bir şekilde anlamlandırılan, Çerkeslerin Kuzey Kafkasya’yı terk etmesiyle son bulan sürece dair yapılan göç, sürgün, etnik temizlik ve soykırım tartışmalarına yeni bir boyut kazandıracaktır. İlk defa bu kitapta kullanılan Rus İmparatorluk Arşivi’nden temin edilen askeri birimlerine ait yazışmalar ile, Rus asker ve devlet görevlileri tarafından yazılan hatıratların ışığında, Rusya’nın Kuzey Kafkasya’yı istilası ile başlayan savaş, etnik temizlik, sürgün ve soykırıma kadar uzanan süreç ayrıntılı bir şekilde, yazar Walter Richmond tarafından kitapta temellendirilmektedir. Richmond her ne kadar Rusların soykırım yapmak amacıyla Kafkasya bölgesini istila etmediklerini belirtse de, kuşatma, ambargo, mahsulleri yok ederek ve açlık koşulları oluşturarak Çerkes nüfusu Rus işgaline karşı direnmekten alıkoyma, Çerkes nüfusun direncini kırmak için sivil yerleşim yerlerini ortandan kaldırma, hazırlıksız ve plansız bir şekilde büyük kitleler halinde nüfusu yerlerinden çıkarıp sürgüne tabii tutma gibi uygulamalardan dolayı, Çerkesler büyük bir yıkıma uğramış ve Rus işgal güçleri tarafından oluşturulan koşullar nedeniyle Çerkes nüfusu kendi devamlılığını sağlayacak imkanlardan mahrum bırakılmıştır. Onarılması mümkün olmayan yaralar açan bu uygulamaları, yazar Walter Richmond Birleşmiş Milletler’in yaptığı tanımlamayla açıklayarak, soykırım olarak nitelendirmektedir.

Kitap, Çerkeslerin Osmanlı coğrafyasına iskân edilmeleri, bu bölgede karşılaşılan zorluklar, devletin plansızlığı ve yetersizliği, belli bölgelerde halkın Çerkes yerleşimcilere gösterdiği tepkiler ve çıkan çatışmaları da konu almaktadır. Sürgün sonrası Kafkasya, Çarlık dönemi ve sonrasında Sovyet Rusya’nın bölge özelinde izlediği politikalar da ayrı bir bölümde işlenmektedir. Kuzey Kafkasyalıların hiçbir zaman Rus Devleti önünde eşit vatandaşlık hakkını elde edememeleri, Rus yönetiminin Kuzey Kafkasya’daki halklara karşı izlediği yerinden kaldırma, sürgüne tabi tutma ve bir gruba ait olan bir bölgeyi başka bir gruba tahsis etme gibi politikaların, Kafkasya’daki halklar arasında bitmeyecek bir mücadeleye dönüştürüldüğü de detaylı bir şekilde kitapta işlenmektedir. Suriye, Ürdün ve Türkiye diasporalarının da tarihi süreç içerisinde Osmanlı’dan günümüze bu devletlerle kurduğu ilişkiler ve sorunlara da değinilmiş, Sovyet sonrası Çerkeslerin Kuzey Kafkasya’da Rus yönetimiyle yaşadığı problemler de detaylı bir şekilde incelenmiştir. Tüm bunlara ek olarak, kitabın belki de vurgulanması gereken en önemli yanı, yukarıda da değinildiği gibi Çerkes sürgününe ve Çerkeslerin Kuzey Kafkasya’da maruz kaldıkları etnik temizliğe dair Rus askeri yazışmalarına dayanan, arşiv belgeleriyle temellendirilmiş ilk akademik kitap olmasıdır.